fbpx
 

Türkiye’de Nükleer Enerji Santralleri Kurulmalı mı?

Türkiye’de Nükleer Enerji Santralleri Kurulmalı mı?

Enerji, dünyamızın vazgeçilmez bir unsurudur. Sanayinin, modern ve refah yaşamanın, bilim ve teknolojideki gelişmelerin baş aktörü de elektrik enerjisidir. Dünya ve bununla birlikte ülkemiz baş döndürücü bir hızla değişmekte ve ilerlemektedir. Ancak bu değişimler bir yandan refah ve kalkınma vaat ederken diğer taraftan çevreye verdikleri tahribatlar nedeniyle insanoğlunu zor duruma sokmaktadırlar.

Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Nükleer enerjiyi ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılmaktadır. Nükleer enerji, 1896 yılında Fransız fizikçi Henri Becquerel tarafından tesadüfen, uranyum maddesinin fotoğraf plakaları ile yan yana durması ve karanlıkta yayılan X-Ray ışınlarının fark edilmesi ile keşfedilmiştir. Nükleer elektrik üretimi Uranyum 235, az miktarda da Plütonyum 239 kullanılarak yapılmaktadır. Örneğin, bir nükleer enerji santrali yaklaşık 1000 MW elektrik üretmek için 200 ton Uranyum 235 kullanmaktadır. Uranyum 235, doğada sadece %0,7 oranında bulunmaktadır.

Dünyada ve ülkemizde nükleer enerji ile çalışacak olan santrallerin kurulmasını isteyenler olduğu gibi istemeyenler de mevcuttur. Nükleer enerji santrallerine olumlu bakanlar, artan insan nüfusunu, tükenen enerji kaynaklarını ve bu tükenmeden dolayı artan maliyetleri öne sürmektedirler. Ayrıca nükleer enerjiyi ileri teknoloji olarak da göstermektedirler. Nükleer enerji santrallerinin kurulmasına olumsuz yaklaşanlar ise, daha çok herhangi bir kaza neticesinde ortaya yayılma ihtimali bulunan radyasyon riski üzerinde durmakta ve bu durumun çevreyi ve insan sağlığını tehdit edecek bir unsur olduğunu savunmaktadırlar.

Dünya üzerinde gerçekleşen bir takım nükleer kazalar ve özellikle de 1986 yılı Çernobil kazası bu endişeleri iyice arttırmıştır. Biz nükleer enerjiye genel bir bakışla yaklaştıktan sonra her iki düşünceye de sahip olanları haklı bulmakla birlikte fikrimizi nükleer enerji santrallerinin kurulması gerektiği yönünde kullanıyoruz. Çünkü nükleer enerji dünyada artık daha fazla kabul edilmekte ve hatta çevreciler tarafından da desteklenmektedir. Bütün bu bilgilerin ışığında diyebiliriz ki; Dünyanın enerji kaynakları hızla tükenmekte, maliyetler ve küresel ısınma gibi sorunlar artmaktadır. Bu bağlamda nükleer enerji çalışmaları desteklenmeli ancak, çalışmalar büyük bir dikkatle yürütülerek oluşabilecek kazalar en aza indirgenmelidir. Aksi takdirde radyasyon etkileri çevre ve özellikle de insan genetiği üzerinde ciddi problemlere neden olacaktır.

Metin GÜL

Coğrafya Öğretmeni




444 3 725