fbpx
 

Sosyal Yalnızlık

Sosyal Yalnızlık

Sosyal Medya; gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte yaşantımızda önemli bir yer edindi. Bununla beraber Facebook, Twitter ve Instagram gibi mecralarda bireyler kendilerinden bahseder ve duygularını ifade eder oldu. Giderek artan internet bağımlılığı beraberinde geri kalma korkusunu getirdi.

İnternet erişimi olmadığı zamanlarda, kişi; “paylaşılan gelişmelerden geri kalır mıyım” gibi bir kaygı içine girer. Bu kaygı da kaçınma davranışına dönüşür.Örneğin, kişi internete erişemeyeceği mekanlarda bulunmaktan kaçınıp telefonu yanında olmadığı zamanlarda rahatsız ve huzursuz hissedebilir, bu zamanlarda da sosyal medya bir iletişim ve haber aracı olmaktan çıkıp farklı amaçlara hizmet etmeye başlar.

Kişiler, yüz yüze söyleyemeyeceği şeyleri sosyal medya üzerinden rahatlıkla paylaşır, bu hesaplar üzerinden diğer insanların hayatlarını merakla takip edip, her yaptıklarını sosyal ağlar üzerinden paylaşarak kendilerini daha mutlu ve hayatlarını da daha güzel yansıtma gibi bir çaba içine girerler. Sosyal medya hesaplarında zamanlarının büyük bir çoğunluğunu diğer insanları takip ederek harcayan bireyler, kendi hayatlarını daha kötü algılamaya başlarlar.

Yani bireyin takıntısı sosyal medya ile değil kendisiyle alakalıdır. Kişi kendi ile ilgili bir zayıflığı başkalarının hayatına yoğunlaşarak bastırma ihtiyacı hisseder. Kendilik algısı düşerken, başka bireylerin yaşantısı sosyal medyadan gördükleri kadarıyla daha cezbedici ve güzel görünmeye başlar. Bu da kişiyi daha yetersiz ve depresif bir duruma doğru çeker ve eksiklik hissi ile kendilerinin de mutlu ve güzel bir yaşantısı olduğunu kanıtlamaya dair paylaşımlarda bulunmaya kanalize eder.

Çevremizde sık sık gözlemlediğimiz bir diğer davranış ise, birçok yapılan aktivitenin sosyal medya üzerinde paylaşılıp beğeni toplamak, takdir edilmek, kabul görmek amacı ile yapılıyor olması . Takipçi ve beğeni sayısı arttıkça kişi narsistik bir şekilde kendini daha çok beğenmeye başlar. Bu da kişiyi yavaş yavaş çevresindeki insanlardan izole olup, yalnızlığa doğru sürükler. Açılabilen sahte hesaplarla oluşan kimliksiz hissetme duygusu ise, normalde yapılmayacak davranışlar sergilememize bile yol açabilir.

Eğer gününüzün büyük bir çoğunluğunu sosyal medya hesaplarında geçiriyorsanız, yaptıklarınızı sırf sosyal medya üzerinden paylaşmak için yaptığınız oluyorsa, internetten uzak kalmamak adına dışarı çıkmadığınız zamanlar oluyorsa ve sosyal ilişkilerinizde bir gerileme hissediyorsanız siz de bir sosyal medya bağımlısı olabilirsiniz. Kim yaşamı kaçırıp gerçeklikle olan bağını koparmak ister ki? O halde sosyal medya kullanımını daha düzenli ve programlı bir hale sokmalıyız. Nasıl ki uyku ve yemek gibi yaşamsal aktivitelerimizin belirli bir saati ve düzeni varsa, sosyal medya için harcayacağımız zamanı da belirli bir düzene sokup bu bağımlılığı kontrol altına alabiliriz.