fbpx
 

Okul Öncesinde Farkındalık Yaratmak

Okul Öncesinde Farkındalık Yaratmak

0-6 yaş dönemi, beynin en hızlı geliştiği dönemdir. Bu dönemde çocukların algıları çok açıktır ve çocuklar yeni şeyler öğrenmeye karşı meraklıdırlar. Uygun yöntemler kullanıldığında bu yaş aralığında yabancı dil eğitimi, kendi ana dilinin yanında kolayca öğrenilebilir.

Küçük yaştan itibaren çocukların farklı kültür ve dillere karşı ilgi duymasında da bu yaşta dille tanışması katkı sağlayacaktır.

Okul öncesi dönemde dil ve zihinsel gelişim birbirine paralel olarak ve çok hızlı gelişir. Bu dönemde çocuklar ikinci bir dil öğrenmeye gelişimsel olarak uygundurlar. Sanıldığı gibi ikinci bir dil eğitimi, çocuğun ana dil gelişimini olumsuz etkilemez. Çünkü çocukların bu yaşlardaki beyin gelişimi iki dili ayırt etmez, dolayısıyla iki dili de paralel öğrenmek için uygundur.

Okul öncesi dönem çocukların merak duygularının çok yüksek olduğu ve öğrenmeye en açık oldukları dönemdir. Bu nedenle, çocuğa pek çok artı sağlayacak olan yabancı dil öğreniminin bu dönemde başlaması bu konuda daha çok başarı elde etmenizi sağlayacaktır. Burada önemli noktalardan biri de şu: Çocuklar yabancı dil öğrenirken başka kültür ve dillerin varlığından haberdar olurlar, ikinci bir dil öğrenmeye karşı küçük yaştan itibaren ilgi duymaya başlarlar. Tüm bu sebepleri göz önüne alarak şunu belirtmek gerekir, okul öncesi dönemde yabancı dil öğretimi hem çocuğun ikinci bir dili öğrenmesini kolaylaştıracak, hem de tüm gelişim alanlarına olumlu etkileyecektir.

Peki yabancı dili öğretirken nasıl bir tutum sergilemeliyiz?

Okul öncesi dönemde çocuğun en önemli öğrenme aracı oyundur. Bu sebepten dolayı yabancı dil öğretmek istiyorsanız bunu didaktik bir ders şeklinde değil, doğal bir süreç gibi sunmanız çocuğunuzun yabancı dil öğrenmeye karşı ilgi ve isteğini arttıracaktır.

Şarkı ve oyun yoluyla gündelik hayatta yabancı dilin varlığı öğrenmeyi kolaylaştıracak en önemli noktalardır.

Çocuğunuzun öğrenmesini kolaylaştırmak için aşağıdaki yolları izleyebiliriz:

  • Çocuğunuza yabancı dil öğrenimi konusunda baskı yapmamalısınız. Doğal bir öğrenme ortamı sunmalısınız.
  • Oyun, şarkı, tekerlemeler yoluyla yabancı dili daha kolay öğrenecektir.
  • Jest ve mimiklerle de çocuğun anlamasına, yorumlamasına yardımcı olunmalıdır.
  • Gündelik hayatta yabancı dil konuşulması, ona model olunması öğrenmeyi kolaylaştıracaktır.

Ana dilini de iyi bir şekilde öğrenmesi desteklenmelidir.

Ben hem bir anne hem de bir öğretmen olarak naçizane şunu söylemek isterim: Her çocuk kendi hızında ilerler ve her çocuğun kendine özgü farklılıkları vardır. Bunlardan dolayı çocuğumuza uzun soluklu olan eğitim-öğretim hayatında yol gösteren değil, yolu bulmasına destek olan kişiler olmalıyız. Tüm bunları yaparken şunu unutmayalım: “Mutlu çocuk, mutlu gelecek” demektir.

 

NESLİHAN GÖKÇE



444 3 725