fbpx
 

O Öyle Olmaz! Bak Şimdi.

O Öyle Olmaz! Bak Şimdi.

Karşılaştığımız durumlara, olaylara nasıl çözüm getiriyoruz? İlk olarak bilinen klasik yollar aklımıza geliyor. Peki bu yol işe yaramadığında farklı çözümler üretebiliyor muyuz?

İnsan doğasında yaratma ve üretme duygusu belirgindir. Mağara duvarlarına çizilen resimler, temel ihtiyaçlar için üretilen araçlar, beslenme için avlanma yöntemleri… Peki eğitim programlarımızda yaratıcılığın gelişmesi ön plandayken çocuklarımızın yaratıcı düşünmesini isterken neden işler tersine işliyor? Çocuklarımız neden artık silgilerle de araba yarışı oynamıyor? Düşünmemiz gereken çok soru var.

Eskiden renkli renkli legolar vardı. Köprü, ev, araba, ağaç yapardık. Parçaları idareli kullanmamız gerekiyordu, parçaları çok kullanırsak istediğimiz diğer şekli yapamazdık. Şimdiki legoların ismi var: Robot legosu, köprü legosu… Legoyla ne yapılacağı, hani parçayı nereye koyacağınız, renginin ne olacağı belli. Bu legoyla sadece robot yapılır algısı, onu başka şekilde kullanmamızı engelliyor. Her oyuncağın her eşyanın hazırı var.

Ailelerin ve öğretmenlerin en çok kullandığı cümlelerden biri olan “Yaratıcılığını kullan.” cümlesi bir çözüm mü? İsteriz ki çocuk farklı fikirler üretsin, çözümü farklı yollardan bulsun. Ancak yazılı sınavda tek doğru cevap kabul edince veya evde o öyle kullanılmaz dediğimizde bu mümkün oluyor mu? Bunu düşünmeliyiz.

Çocuklarımıza fırsat vermeliyiz, uzun sürse de yanlış da olsa. Önlerine bol malzeme vermeliyiz. Bir parça eksikse yenisini almadan, o parça yerine ne kullanabileceğini düşünmelerine fırsat vermeliyiz. Sorunlarını kendisinin çözmesini beklemeliyiz. Tamamen değil ipuçlarıyla yardımcı olabiliriz. Sınıfta çocuğun sıra dışı sorularına saygı duyarak onları dinleyerek onlara yardımcı olabiliriz. Çocuğun yaptığı hatayı yaratıcılığın bir parçası olarak kabul etmeliyiz.

Einstein’in şu sözünü unutmayalım: “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.”

 Merve SÖNMEZ



444 3 725