fbpx
 

Nezaket

Nezaket

Nezaket, bir şeyi yapmadan önce bundan etkilenebilecek insanları ve nasıl etkileneceklerini de düşünmektir. Başkalarının kararlarına, duygularına, fobilerine, hobilerine, kişiliklerine saygı duymaktır. Farklılıkları kabullenmek ve benimsemektir. Bazen haklı olsanız da susmak, kızgın olsanız da görmezden gelmek, üzgün olsanız da gülümsemektir.

Heyecanla anlatılan bir şeyi, ilgini çekmiyorsa bile merak ediyormuşçasına dikkatle dinlemektir. Her kalbin aynı yükü taşıyamayacağını bilerek küçücük hüzünlere bile saygıyla yaklaşmak, her ruhun aynı örülmediğini bilerek her karara onun açısından bakmaktır. Nezaket öz güvendir, saygıdır, fedakarlıktır. Aynı zamanda sevgidir ve tüm hatalara, yanlış anlaşılmalara, kötü geçen günlere, engellere rağmen cesurca sevgiyi gösterebilmektir.

Çoğu insan gözlemlemektense direkt yargıya varmayı, empati kurmaktansa kendi zihinleri ve karar mekanizmaları dışına çıkmamayı tercih ettiği için nazik değildir. Bu tip insanlar, başka insanları anlamaya zaman ayırmaktansa insanları düşünmeden eleştirmeyi ve saygısızca başkalarının kararlarında rol oynamayı uygun görürler.

Düşünmek zordur, bu yüzden çoğu insan düşünmez. Düşünmeyen insan kendi öz eleştirisini yapmaktan da çekinir. Başka insanların onun hakkında dediklerine inanır ve o da başkaları hakkında gereksiz yorumlar yapar. Başkalarının benliklerine, kalplerine saygısız yaklaşan bu insanlar nazik olamazlar. Üstelik size karşı nazik davranılmayan bir çevrede nazik olmak da çok zordur. Saygı ve sevgiden yoksun bir çevrede uzun süre kalmak, kişinin insanlara bakış açısını değiştirir ve kişiyi kabalaştırır. Nerede yaşarsa oraya adapte olma becerisine sahip bir canlı olan insan, nezaketin olmadığı bir yerde belirli bir süre kaldıktan, birtakım sorunlarla ve insanlarla uğraştıktan, hayatın kötü yönlerini gördükten ve benimsemek zorunda kaldıktan sonra kendisi de artık nazik olamaz.

Her insan birbirinden farklıdır. Yaşadıkları iyi ve kötü olaylar, arkadaş çevresi, ailesi ve yönelimleri ile karakterleri şekillenir ve çeşitlenir. Bu, çok doğal bir şey olsa da her insan farklılıklara saygı gösterebilecek kadar olgun değildir. Bu yüksek bir empati yeteneği, vicdan, neden-sonuç ilişkilerini iyi analiz edebilme, insanın iç dünyasında sakladığı sorunları görebilme ve ön yargılı olmamayı gerektirir. Kişi olaylara, karşısındaki insanın değer yargıları çerçevesinde bakmayı öğrendiği sürece saygı duymayı bilir. Saygılı insan çevresindekilere karşı naziktir.

Nazik olmak kişinin kendisine ve çevresindekilere verdiği değerin bir göstergesidir. Kişinin kendisini sevmesini ve kusurlarıyla kabul etmesini de gerektirir. Kendisini hoşlanmadığı, eksik bulduğu yanlarıyla da kabul edebilen ve kusurlarını benimseyen insan, başkalarının hatalarını da görmezden gelerek ve kusurlarına saygı duyarak, onlara nazik davranır. Ayrıca başka insanlar tarafından değer gördüğünü hissetmek de kişiyi kendisine ve başkalarına karşı daha barışık kılar ve nezaket eğilimini cesaretlendirir.




444 3 725