fbpx
 

Neden İngilizce Öğrenmeliyiz?

Neden İngilizce Öğrenmeliyiz?

İngilizce öğrenmek neden gereklidir? İngilizce benim ne işime yaracak? Benim alanım zaten İngilizce ile ilgili bir alan değil ki! Gibi çeşitli soruları ve cümleleri hepimiz duymuşuzdur. Yıllar geçtikten sonra ise keşke zamanında İngilizce öğrenseydim gerçeği ile karşılarız. Peki, İngilizce neden gereklidir? Bu cümleleri ve soruları duyuş sebeplerimiz nelerdir?

Öncelikle dünyayla iletişim kurmak istiyorsanız bunun en kolay yolu İngilizce bilmektir. Aslında İngilizce düşünülenin tam tersine zor bir dil olmamakla birlikte, gramer bakımından öğrenebileceğimiz en kolay dillerden biridir. Dilimize İngilizceden girmiş olan birçok kelimeyi ise aslında fark etmeden günlük hayatımızda kullandığımızda diğer bir gerçektir.

Uçsuz bucaksız bir derya varken, kim kıyısında durmak ister ki?

İngilizcenin bize sağlayacağı belki de en büyük avantajlardan biri, öğrenmek için en fazla kaynağı bulabileceğimiz bir dil oluşudur. Hepimiz biliyoruz ki internet denilen deryada her şey hakkında bilgi bulabiliriz, fakat aslında kaynakların çoğunluğu İngilizcedir. Eğer siz İngilizce bilmiyorsanız o deryanın içindeki küçük bir kısma erişiyor ve bununla yetiniyorsunuz demektir. Oysa İngilizce öğrenerek bu sınırsız deryanın kapılarını sonuna kadar açabilir ve sınırsız kaynağa erişebilirsiniz.

Yeni bir kapı açmak mı?

Yurt dışında yaşamak istiyorum, yurt dışında çalışmak istiyorum ama nasıl yapacağım? Eğer İngilizce biliyorsanız cevap aslında çok basit: Yapmanız gereken tek şey ise, neden gitmek istediğinizi ve nasıl bir yer istediğinizi düşünmek. Kendinizi düşünün, karakterinizi düşünün, hayatta ne yapmak istediğinizi düşünün, ona uygun bir yer düşünün. Sonraki adım ise yurt dışındaki iş imkânlarına başvuru yaparak, başka bir ülkede çalışıp yaşayabilme deneyimine erişmek olacaktır.

Benim alanım zaten İngilizce ile ilgili bir alan değil ki

Biliyorsunuz ki okulumuzu bitirdikten sonra bir işe girme süreci ile karşılaşıyoruz. Bu aşamada hayatımızda yeni bir sayfa açarken “Alanım zaten İngilizce ile ilgili değil ki!” ile tam ters düşen keşke “İngilizce öğrenseymişim.” süreci başlıyor. Neden mi? Hadi bir örnekle inceleyelim, fakat bir değişiklik yapıp kendimizi işverenin yerine koyalım. Bir işverenin eline belki de yüzlerce öz geçmiş geçiyor ve tabii ki bunların arasından eleme yapılıyor. Peki, bu eleme süreci nasıl ilerliyor?

Şimdi sizinle aynı yaşta, aynı deneyime sahip, aynı üniversiteden, aynı alandan mezun birini ele alalım. Sizden tek farkı ise onun İngilizce bilmesi ve öz geçmişinde İngilizce konuşabildiğinin yazması. Diyelim ki başvurduğunuz iş aslında İngilizce bilmeyi belki de gerektirmeyen ya da İngilizce dilini kullanmayacağınız bir iş olsun. Peki, buna rağmen siz işveren olsanız öz geçmiş elemesi yaparak, aday seçerken hangisini seçerdiniz? Bakın oysaki henüz işe alım sürecine bile gelmedik, değil mi?

Bir dil bir insan

Maalesef günümüzde kendinizi ifade edebilecek seviyede İngilizce bilgisine sahip değilseniz beklentilerinizle ve hayallerinizle örtüşen bir yerde yaşamak, bir iş bulmak, bilgi edinmek, farklı diller konuşan kişilerle iletişim kurmak ve belki de daha saymayı unuttuğum çoğu şeyi yapabilme imkânını kaçıracaksınız. Hayatta hiçbir şey için geç değildir, derler. O zaman haydi sizde oturduğunuz yerden kalkın ve bugün kendiniz için bir adım atıp İngilizce öğrenmeye başlayın. Tıpkı Tolstoy’un dediği gibi: “Hareket etmezsen, zincirlerini fark edemezsin.”




444 3 725