fbpx
 

Farkındalık Haftasında Disleksi

Farkındalık Haftasında Disleksi

“e” diye okunur “ɘ” diye yazılır.

Günümüzde okuma- yazmaya yeni başlayan çocukların çoğuna bilinçsizce “disleksi” tanısı konuluyor. Harfleri ters yazan her çocuğa disleksili diyebilir miyiz? Bazı harf ve rakamları ( e, b, 3, 6, 9,5 vb.) ters yazan veya ters algılayan (12’yi 21 yazmak gibi ) her öğrenci disleksi midir sizce? Ya da disleksi bir zekâ problemi midir?

Her öğrenci okuma yazmaya başlarken bazı sorunlar yaşar. Okumaya yazmaya hazır bulunuşluk durumu, algısal farklılık gibi birçok etken çocuklarda bu karışıklığa sebep olabilir. Bu durumda önyargılı olmayıp öğrenci daha fazla gözlemlenmeli ve direk disleksi tanısı konulmamalıdır.

Disleksi bir zekâ problemi değildir. Zekâ düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülebilir. Öğrenmenin pek çok alanının etkilendiği yapısal bir durumdur. Disleksili kişiler bilgi alırken ve bilgiyi anlamlandırırken çeşitli sıkıntılar yaşar. Baktıklarını aynadan görüyormuş gibi ters görürler. Konuşma bozukluğu, yetersiz motor gelişimi, hecelerin seslerini karıştırma ya da sessiz harflerin yerini değiştirme, yazılarının okunaklı olmaması, konuşurken kendilerini net ifade edememe, bazı kavramları öğrenmede güçlük yaşama veya verilen işleri sırasına göre yapamama gibi birçok belirtiler gösterir. Bu belirtilerden birkaçının bulunduğu bireyler bir uzman yardımı almalıdır.

Disleksiye sahip bireyler zekâ seviyeleri normal olmasına rağmen akademik anlamda güçlük ve zorluk yaşarlar, zor algılarlar. Yeteneklerini tam anlamıyla ortaya koyamazlar ve genelde sınıf arkadaşlarına oranla geride kalırlar. Bu nedenle derse karşı ilgileri azalır, isteksizlik olur ve özgüvenleri düşer.

Disleksi ilaçla tedavi edilmez. Disleksinin tedavisi eğitimle ve iyi bir psikolojik terapi ile gerçekleşir. Disleksiye sahip bireylere özel bir eğitim programı uygulanır. Bu eğitim programı ile eğitsel terapi bir bütün halinde uygulanmalıdır.