fbpx
 

Erken Yaşta Sanat Eğitimi

Erken Yaşta Sanat Eğitimi

Öğrenmenin en yoğun evresi 0-6 yaş aralığı olarak belirlenmiştir. Mentossori’yi referans alıyoruz burada. Mentossori’nin eğitim sisteminde 0-6, 6-12 ve 12-18 yaşlar olarak üç evreye ayrılmıştır ve öğrenmenin, duygusal ve zihinsel gelişimin bu dönemlerde yapı taşlarını oluşturduğumuz gayet nettir. Erken yaşta verilen bir sanat eğitimi, çocukların ileri yaşlarda her alanda yaratıcılığını ve sosyal becerilerini aktif bir şekilde kullanabilen bireyler haline gelmelerine yardımcı olur.

Peki neden?
Çünkü sistemimiz eğitim yönünden ağırlıklı olarak sol beynimizi kullanmamız üzerinedir. Yetişkinlik dönemimizde sağ beynimizden çok sol beynimizi kullanırız. Sağ beyin ise beynin yaratıcı bölümüdür ve erken yaşta bunu desteklediğimizde çocuğun yaratıcılığı güçlenir ve kalıcı bir hale gelir.

Nasıl olur dersiniz peki?
Özgün bir düşünce yapısı gelişir, çünkü yaratıcılığı artar.
Duygusal, sosyal ve bedensel özellikleri gelişir. Şöyle düşünelim: Bir enstrüman çalıyorsunuz ve sahneye çıktınız, kalabalıkların karşısına… İşte, size harika bir öz güven geliştirme yetisi. Bir başka örnek: Yine enstrüman çalmaktan yola çıkalım, motor beceri desem hiç yanılmış olmam sanırım. Peki koroda şarkı söyleyen çocuklar… Buyurun, size harika bir iş birliği, ekip çalışması örneği, iletişim becerilerini geliştirebilme ve gruba uyum sağlama konusunda destekleyici…

Peki, ya çaldığı enstrümanda özengen seviyeyi geçebilmesi?.. İşte, bu da planlı ve düzenli çalışma sonucu hayatına disiplini empoze etmiş bir birey haline gelmesini sağlayan bir faktör. Peki, ya sabır? Enstrüman çalmak büyük ölçüde sabır gerektirir ve başlanılan işi bitirme, sorumluluk alma gibi özelliklerin de oluşmasını sağlar. Aynı zamanda sabırlı, düzenli, disiplinli çalışma dikkatini etkin bir şekilde kullanmasını sağlar. Sadece müzik değil elbette ki resim çizerek kendini ifade edebilme, hayal gücünü kullanma, yeniliklere açık olma becerileri kazandırır. Bu aynı zamanda dramayla, dansla, sporla da mümkün.

Bu tip branşlar spesifik branşlar olduğundan bireyin kendini keşfetmesinde de büyük rol oynar. Ben küçük yaşta sanata yönlendirilmedim, ama kendimi keşfettim. Küçüklüğümde dinlediğim her müzikte alt yapıya odaklanır, sözlerden çok müziği anlamaya ve yakalamaya çalışırdım, çok geçmeden bir enstrüman çalmaya başladım ve ilk konserimi 13 yaşında iken bir konser salonunda büyük bir kalabalığa verdim. İnanılmazdı! Takip eden gösterilerimde heyecandan ne yapacağımı şaşırdığım anlar çok oldu, ama bu yönüm sonrasında fazlasıyla gelişti.

Branşım gereği kalabalık kitlelere hitap edişim başlarda beni zorlamış olsa da şimdi inanılmaz bir keyif veriyor. “Müzik, seni seven kalabalıklar demektir” diye bir söz var, çok severim. O kalabalığın içinde sanat yapmak hissetmek hissettirmek ve bunu paylaşmak yaşadığım en güzel deneyim. Mutlu ve sağlıklı bir hayatın sanat ile desteklenmesi ise paha biçilmez.

Yazıma son verirken tüm ebeveynlerin erken yaşta sanat eğitiminin kattığı değerlerin farkındalığında olmasını umar, herkese sanat dolu yıllar dilerim:)

Miray Bakırkolu – Müzik Öğretmeni




444 3 725