fbpx
 

En büyük ihtiyacımız hoşgörü, en büyük düşmanımız ön yargıdır.

En büyük ihtiyacımız hoşgörü, en büyük düşmanımız ön yargıdır.

Doğruluğunu test etmeden, bilmeden yanlışa sürükleyen, üzerimize yapışan bir kavram: ön yargı. Öğrenmeye hiç yanaşmıyor, araştırmıyor ve sevmiyoruz.  Öğrenmek çaba ve zaman gerektirir. Zor olan da budur.  İşte bu yüzden peşin hüküm vermek kolayımıza geliyor. Oysa ön yargıları kıracak en önemli şey bilgidir.

Uzmanlar, bu kavramın temelinde dışlanma duygusunun olduğunu söylüyorlar. Ön yargılı insanlar genelde kendi zevklerini, fikirlerini ve bakış açılarının doğru olduğunu savunurlar ve böyle hareket ederler. Kendileri gibi düşünmeyen insanları da maalesef kabul etmiyorlar. Uzmanlar yine çocukluk yaşlarına dikkat çekiyorlar. Çocukluk yaşlarında yaşanılan dışlanmanın, değersizliğin yarattığı özgüvensizlik, temelde yatan sorun olarak gösteriliyor.

Her insan bir dünyadır. Başkalarının dünyalarında neler olup bittiğini bilemiyoruz. “Ben olsaydım yapmazdım ya da ben olsaydım şöyle yapardım’’ gibi ahkam kesen cümlelerden vazgeçmeliyiz aslında. Bu cümleler karşı tarafta hiçbir geçerliliği yok maalesef.

İyi bir gözlemci olmakta fayda var. İlk gördüğümüz insanlar ya da durumlarla ilgili yorum yapmakta acele etmemeliyiz. Özellikle hayatı iyi analiz etmeliyiz. İnsanları dil, din, ırk, meslek ve cinsiyetlerine göre ayırmamalı ve onlarla empati kurmalıyız.  Böylece hayatımız daha da kolaylaşacaktır.

‘’Bеnim nе ırk önyargım var nе sınıf önyargım var, nе dе din önyargım var. Tеk umursadığım, kişinin insan olması vе bu bеnim için yеtеrli; kimsе bundan daha kötü olamaz.’’  demiş Mark Twain.

Ön yargısız insanlarla karşılaşmak dileğiyle.

Sevgiyle kalın.

Elçin Akkuş
Almanca Öğretmeni




444 3 725