fbpx
 

Çocuklarımızı Okula Cepleri Dolu Gönderelim

Çocuklarımızı Okula Cepleri Dolu Gönderelim

Çocuklarımızı Okula Cepleri Dolu Gönderelim

Nasıl yani? Dediğinizi duyar gibiyim. Sevgili anneler, babalar telaşlanmayın. Maddi bir kaynaktan bahsetmiyorum. Canımız, biriciğimiz çocuklarımızı okula, hayata en iyi şekilde hazırlayarak göndermekten bahsediyorum.

Hepimiz onların iyi bir yaşantıya sahip olmasını istiyoruz. Zaman zaman onlar için endişeleniyor olumsuz bir şeyler yaşaması ihtimaline karşı korkular yaşıyoruz.

Bu telaşa da nedense çocuklarımız hep okul çağına geldiğinde kapılıyoruz.

İyi bir okul, iyi bir öğretmen arayışına giriyor belki de uykusuz geceler geçiriyoruz. Tam bulduk derken, çocuğumuz sınıfta ve okulda problemler yaşamaya başlıyor.

En iyi okulu, en iyi öğretmeni seçtik! Neden problemler?

Neden mi? Güzel soru!

Çünkü, çocuğumuzu hayata ve okula hazırlamadık. Hazırlık derken öyle birkaç günde, birkaç ayda yapılacak hazırlıktan bahsetmiyorum. Kreş, ana sınıfı ve okula kadar devam eden uzun bir süreçten bahsediyorum.

Evet çalıştınız, didindiniz, korudunuz, çok sevdiniz ancak hayatla yüzleşmesine fırsat vermediniz.

Büyüdü, yaşıtlarıyla yaşadığı problemlere müdahil olup, kendi kendine çözmesine, kendini ifade etmesine fırsat vermeden siz çözdünüz.

Etrafında farklı arkadaşlarının olabileceğini, hata yapabileceğini, affetmeyi, hoşgörüyü öğretmediniz.

Her şeyi onun için yaptığınızı söylerken yeri geldi 1 saat bile zaman ayırmadınız. Can kurtaran telefon ve tabletlere emanet ettiniz.

Saygıyı (?) Sevgiyi (?) arkadaşlığı (?) maalesef onlardan öğrendi.

  • Çocuğum okula başlayacak. Ne olacak şimdi?
  • Uyum sağlayabilecek mi?
  • Acaba incitirler mi, üzerler mi?
  • İçine kapanır mı?
  • Başarılı olabilecek mi?

Aklımızda deli sorularla okula başladık. Hani demiştik ya “Çocuklarımızı okula cepleri dolu gönderelim” işte cepte olması gerekenlerden bazıları, en azından temelleri.

  • Sevgi
  • Saygı
  • Özgüven
  • Kendini ifade edebilme
  • Sorumluluk alabilme

Diyelim ki bunları yapmadık, olsun.

Hiçbir şey için vakit geçmiş sayılmaz. Eğer sorun varsa çözümde mutlaka vardır. Önemli olan çözüm için ilk adımı atabilmektir.

Peki ne yapacağız?

  • Öncelikle sakin olmalı çocuğumuza gereksiz bir heyecan yüklememeliyiz.
  • Öğretmenimizle tam bir iş birliği içinde hareket etmeliyiz.
  • Çocuklarımızın da bir birey olduğunu kabul edip yavaş yavaş hayata karışmasına müsaade etmeliyiz.
  • Sürekli okulda ne yaptığı ile ilgili soru sormak yerine onların heyecanına ortak olup, ilgi ve sabırla dinlemeliyiz.
  • Okulda bazı sorunlarla karşılaşabileceğini hatırlatıp, onların sorunlarını çözmek yerine nasıl çözebileceği hakkında konuşmalıyız.
  • Yerine getirebileceği sorumlulukları verip uzaktan takip ederek sabırla yapmalarını beklemeli onları cesaretlendirmeliyiz.
  • Yaptığı hataları kamufle etmek, bahaneler bulup korumak yerine hata yapmanın doğal olduğunu anlatıp nasıl düzelteceği konusunda önerilerde bulunmalıyız.
  • Bunu anlatmanın en güzel yolu kendi çocukluğumuzdan bahsetmek olabilir.
  • Asla ve asla başkaları ile kıyaslamamalı, her bireyin farklı olduğunu önce kendimiz kabul etmeliyiz.
  • Okuldaki uygulamalarla evde ki uygulamaların paralel gitmesi için azami dikkat göstermeliyiz.
  • Okul ile ev paralel gitmediği zaman çocuğumuz çelişkiye düşebilir.
  • Son olarak en önemlisi çocukların birer ayna olduğunu unutmayalım. Onlar ne görürlerse onu yansıtırlar. Ne görürse onu öğrenirler. Nasıl görmek istiyorsak, biz anne babalar öyle davranmalıyız.

Unutmayalım değişim sizlerle başlar. Siz değişirseniz çocuklarımız da değişir.

Çocuklarımız değişirse, dünya değişir!