fbpx
 

Çift ya da Çok Dilli Olmak

Çift ya da Çok Dilli Olmak

Son rakamlara göre, hızlı küreselleşmeyle birlikte dünya nüfusunun çoğunluğu artık iki ya da daha fazla dili konuşarak büyüdüğü ve eğitim aldığı için iki dilli veya çok dilli bir yaşama sahiptir. Geçmişte, bu tür çocukların tek dilli akranlarına göre dezavantajlı oldukları düşünülürdü. Bununla birlikte, son birkaç on yılda, teknolojik ilerlemeler, araştırmacıların iki dilliliğin bilişsel ve nörolojik sistemlerle nasıl etkileşime girdiğine ve bunları nasıl değiştirdiğine daha derinlemesine bakmalarına ve böylece iki dilli olmanın birkaç açık faydasını belirlemelerine olanak sağlamıştır.

Öncelikle, iki dilli deneyimle ilişkili faydaların çok erken başladığı görülmektedir. Bir çalışmada, araştırmacılar, tek dilli veya iki dilli evlerde büyüyen yedi aylık bebeklerin tepkilerinin ve bilişsel süreçlerinin daha hızlı tamamlandığını kanıtladı. Bunun üzerine yapılan bir test sırasında bilim adamları önce bebeklerin bir ekranda çınlama sesi duyduklarında ekranın sağ tarafında bir kukla belirdiğini ve her çınlama sonrası kuklayı gördükten sonra farklı sembollere basmalarını fark etmelerini sağladılar. Çalışmanın yarısında bir anda kukla ekranın diğer tarafında görünmeye başladı. Ekranın diğer tarafında kukla görüldüğünde bebeklerden sembolleri tam tersi sıra ile basmaları beklendi. Bir ödül almak için bebeklerin öğrendikleri kuralı uyarlamaları gerekiyordu, sadece iki dil bilen bebekler yeni kuralı başarıyla öğrenebildi ve uyguladı.

Ayrıca araştırmalar, iki dil bilen bir kişinin bir dili kullandığında, diğerinin de aynı anda aktif olduğunu gösteriyor. Bir kelime duyduğumuzda, kelimenin tamamını aynı anda duymayız ve sesler belirli bir sırayla gelir. Kelime bitmeden çok önce beynin dil sistemi, o kelimenin ne olabileceğini tahmin etmeye başlar. ‘tatlı’ kelimesini duyarsanız, en azından kelime tanımanın ilk aşamalarında muhtemelen ‘şeker’ ve ‘en sevdiğiniz tatlının adı’ gibi kelimeleri de etkinleştirirsiniz. İki dil bilen insanlar için bu aktivasyon tek bir dil ile sınırlı değildir; işitsel girdi, ait oldukları dile bakılmaksızın karşılık gelen kelimeleri etkinleştirirler.

Diğer bir önemli bilgi ise, iki dilli geçirilen bir hayat deneyiminin, yaşlanma sırasında hasar görenleri telafi etmek için alternatif beyin ağlarını oluşturarak bilişsel mekanizmaları keskin tutmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.  İleri yaşlarında olup iki dil bilenler, tek dil bilen insanlara göre daha iyi hafızaya sahiptir ve bu da gerçek dünyada birçok sağlıkla ilgili faydaya yol açabilir. Zararlı bir beyin hastalığı olan Alzheimer hastalığı 200’den fazla hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, iki dil bilen hastalar, hastalığın ilk semptomlarını tek dil bilen hastalardan ortalama beş yıl sonra gösterdiklerini kanıtlamıştır. Bir takip çalışmasında araştırmacılar, Alzheimer semptomlarının şiddeti açısından eşleşen iki dilli ve tek dilli hastaların beyinlerini karşılaştırdı. Şaşırtıcı bir şekilde, iki dillilerin beyinleri, dışsal davranışları ve yetenekleri aynı olmasına rağmen, tek dilli muadillerine göre daha fazla fiziksel hastalık belirtisine sahipti. Eğer beynimizi bir motor gibi düşünürsek iki dillilik aynı miktarda yakıtla öğrenmede daha ileri gitmemize yardımcı olabilir.

Sonuç olarak bir bireyin çift dilli ya da çok dilli bir beceriye sahip olmasının kendisini sosyolojik, psikolojik, fizyolojik ve bilişsel olarak geliştirmesine olanak sağladığı kanıtlanmıştır.

 

 




444 3 725