fbpx
 

Balon Balıkları ve Kış Domatesi

Balon Balıkları ve Kış Domatesi

Bu sevimli, komik balon balıklarını gördüğünüzde mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Kimilerimiz balon balıklarının kurutulmuş olanlarını evlerimize süs eşyası olarak alırız. Eğer bir süs eşyası olmasa ülkemiz sınırlarında balon balıklarını görmemiz imkânsızdır.

Suya daldığınızda burun buruna geldiğiniz ya da baldırınızdan bir parça koparmaya çalıştığında ilk defa tanıştığınız yüzünde kocaman bir öpücük ile gezen balon balığı nereden geldi? Son 20 yılda dünyanın farklı yerlerinde görülmeye başlanan  (son 20 yıla dikkat!) bu sevimli canavarın Kızıldeniz’in sıcak sularında ataları olduğunu biliyoruz. Habitatları olan Afrika ile Asya arasında Hint okyanusuna bağlantılı sularda küçük koloniler halinde yaşadığını biliyorduk üç günlük tatilimizin birinci gününde hastane acilinde soluğumuzu aldığımızda.

Artık bizimle beraberler ve eğer biz Akdeniz’i soğutmayı başaramazsak gitmeye niyetleri hiç yok. Şimdi tüm günahı yüklediğimiz balon balıklarının haklarını korumak için gönüllü avukatlık yapalım. Olaya başka bir pencereden bakalım. Anavatanı Güney Amerika olan domatesi (çok severim, özellikle Muğla’nın pembe domatesi) ocak ayında yiyebilmemiz için ne yapmamız gerekir? Cevabı hepimiz biliyoruz; domatesleri kışın yetiştirebilmemizi sağlayacak kadar uygun sıcaklığı olan bir sera.

Domates hikâyesinin tam bu noktasında gururla şunu da söyleyebiliriz; evet bu insan zekâsının bir ürünü. Eğer hikâyeyi hep aslandan dinlersek bizim için sonuç cümlesi mutlu biter. Ceylana kulak verirsek (burada DNA) hikâye hastanelerin patoloji laboratuvarlarında negatif şekilde bitiyor. Temel soruna fazla değil biraz derine inerek bakacak olursak balon balığının baldırımda bıraktığı iz ile kış domatesinin uzun vadede DNA‘da bırakacağı iz benzerlikler gösteriyor. İkisi de can yakıyor.

Kış domatesi için seraların, balon balıklarının tatil mekânlarımıza istenmeyen misafirler olarak gelebilmeleri için suların ısınması gerekir. Suları ısıtmak için son 200 yıllık çabamız yeterli oldu. Isınan seraların, motorların, aydınlatma kaynaklarının biraz daha ısınmayı tetikleyici etkisi ile birlikte küresel seramızın termometresinde değerler artmaya devam ediyor.

Oluşumu milyonlarca yılı bulan mercan kayalıkları ısınmanın en önemli göstergesi. Nasıl derseniz renklerinin beyazlaşması diyebilirim. Son günlerde kıyılarımızda görülen Ay denizanası kirliliğin ve ısınmanın göstergesi. Katil yosunlar, kayış balıkları, azalan tarımsal üretim ve  dünyanın nazar boncuğu olarak bilinen, bugünlerde kurumuş olan Meke gölü biraz daha ısındığımızı görmemizi sağlayan izler. Derdimizi anlatabilmek için buzdağı metaforuna başvuruyorum. Evet  adı geçen canlılar ile ilgili yaşananlar  buzdağının  sadece görünen kısmı.

Bir canlının beslenip üreyebilmesi için (iki temel DNA dürtüsü) kendisine uygun bir ortamın olması gerekir. Ve derler ki bireyin öğrenebilmesi, gelişebilmesi için uygun yaşam-öğrenme ekosisteminin oluşturulması gerekir. Bunun dışında her şey zaten bireyin dünyasında potansiyel olarak vardır. Sorular ve tüm cevaplar insanda mevcuttur. Evde, öğretmenler odasında, sınıfta, sosyal yaşamda…

Tüm bunları kendim için, anne babalar için söylemek istedim. Çocuklarımıza bunu anlatmayalım. Çocuklarımıza sadece şunu soralım: Ne yapabiliriz? Sonra, kenara çekilip onların çözüm yollarından yürüyelim.

ÖZER ÖZKUL – BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ



444 3 725