fbpx
 

Ayrılmaz İkili

Ayrılmaz İkili

Matematik, mevcut yaşamla iç içe geçmiş haldedir. Yaşam bir matematik, matematik ise yaşamın ta kendisidir. İkisini birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir.

Adı geçince aklımıza ne kadar zorlandığımız bir ders olarak gelse de matematik, evrenin düzeninde, dünyamızın döngüsünde, mevsimlerde, takvimin işleyişinde, kıtaların yüzölçümünde, doğa olaylarının tespitinde, nüfus ölçüm ve planlanmasında…

Bunlar gibi makro olayların dışında günlük hayatımızdaki her alışverişimizde, oynadığımız bilgisayar oyununda, attığımız bir mesajda, yaşadığımız evin planında, dinlediğimiz bir müziğin notalarında, bir yemek tarifinde bile matematik arka planda çalışmaya devam eder. Buna rağmen çoğu insan matematiğin sıkıcı, anlaşılması zor hatta kâbus olduğunu düşünür. Yani aslında birçoğumuzun korkulu rüyası gibi gelen ders, kendisi ile tanışmadan bile hayatımızda varlığını sürdürüyordur.

İşte tam da bunun bilincine vardığımız zaman matematik bir ders olmaktan çıkıp kimine göre bir oyun, kimine göre bir tutku haline dönüşür. Önemli olan bunu keşfedebilmektir.

O gizemli dünyaya açılan kapıları araladığınızda karşınıza çıkan dünyanın aslında şu anda yaşadığınız dünyayı daha anlamlı hale getirdiğini görünce matematik sizin de hayatınızın melodisi olacaktır.

Galileo ünlü bir sözünde, “Doğanın kanunları matematiğin dilinde yazılmıştır.” der. Matematik gerçekliği tanımlamanın ve dünyanın nasıl işlediğini anlamanın bir yoludur.

Matematik evrensel bir dildir.

Hayatımız mükemmel bir matematik üzerine kurulmuştur. Basit bir hesapla, başarılarımız bizi toparlar, diri tutar. Başarısızlıklarımız bizi daima eksiltir. Âşık olmak insanı çarpar, ayrılıklarımız bizi parçalara böler… Bakın duygularımızda bile matematiğin olmadığı bir an yok diyebiliriz.

Tüm bunların farkına vardığımızda, onun bizim ayrılmaz bir parçamız olduğunu anladığımızda ve kabul ettiğimizde hayat, daha bize daha düzenli, daha kolay, daha anlaşılır gelecektir.

Matematikle kalın.




444 3 725