Gelişim ve Motivasyon Hikayeleri

Gelişim ve Motivasyon Hikayeleri

“Mümkün olanı başarmak için imkansızı yapmayı unutma!”
Anton Rubinstein

İyilikler unutulmaz!

Yataktaki adam başucunda bekleyen genç doktora:

“Allah senden razı olsun evladım” dedi. “Benim için yurtdışından zahmet edip buraya kadar gelmeni yaşadığım sürece unutmayacağım.”
Ameliyat edilen kişi büyük bir hastanenin başhekimiydi. Tedavisi ancak yurt dışında mümkün görülen hastalığı aniden artınca doktor arkadaşları onun böyle bir yolculuğa dayanamayacağını anlamış ve kurtarma umudunun azlığına rağmen ameliyatı üslenmeye karar vermişlerdi. Ameliyatın zor ve yeni bir ihtisas sahası olmasından dolayı biraz tereddütleri de var idi. Fakat o konuda sayılı bir uzman olan bu genç doktor nereden haber almışsa almış ve hızır gibi yetişip onu kurtarmıştı. Yaşlı doktor kendisine yapılan bu iyiliğe nasıl mukabele edeceğini bilemiyor ve hemen yanında oturan genç adamın ellerini sıkarcasına tutuyordu.

Hayata yeniden dönmenin sevinciyle hiç durmadan konuşuyordu.

“Büyük sevinçlere büyük zahmetlere katlanarak ulaşılır.”
Goethe

“Ameliyat için beni bayılttığınızda her nedense gençlik yıllarıma döndüm.” diye devam etti. “Henüz toy bir asistanken anne karnındaki bir bebeğin sakat olduğunu anlamış ve onu bu şekilde yaşatmaktansa öldürmeyi düşünürken kalp atışlarını duyup kıyamamıştım. “Planlama” bahanesiyle sapasağlam yavruları bile katleden canavarlara rağmen o yavrunun yaşamasını istediğim için Allah seni imdadıma göndermiş olmalı.” Genç doktor ancak bir babanın evladına karşı gösterebileceği sıcaklıkla kavranan ellerini tutup biraz geriye çekildi ve dizlerinden aşağısına “takma” olan bacaklarını gösterirken,

“Allah hiçbir iyiliği unutmaz efendim.” diye gülümsedi.

“Kurtardığınız o çocuk bendim.”

gelisim-ve-motivasyon-hikayeleri3

Michael Jordan

Michael Jordan lise ikinci sınıf öğrencisiyken, okul basket takımına alınmadı. Antrenörü, onun bu konuda yetenekli olmadığını, boyunun kısa olduğunu söyleyerek takımda yer alamayacağını söyledi.

Eve geldiğinde Michael Jordan’ın morali çok bozuktu, adeta yıkılmıştı. Hemen odasına çıktı ve ağlamaya başladı. Hayalleri yıkılmıştı. Durumu fark eden annesi odaya girdi ve “Neler oluyor?” diye sordu. “Takıma giremedim” diye yanıt verdi Michael Jordan. Bana sen yetersizsin, küçüksün dediler.

“Ne kadar başarırsan başar, asıl önemli olan nerede başarısız olduğundur.”
Karen Joy Fowler

Annesi bunun üzerine kolunu oğlunun boynuna doladı. Bak dedi, “Önemli olan, takımın içinde senin ne kadar küçük olduğun değildir; senin içinde ne kadar büyük bir takım olduğudur”

Bu sözler genç basketbolcu Michael Jordan için yeni bir başlangıç oluşturdu. Artık ne istediğini çok daha iyi biliyordu. Bunun üzerine çalışmaya başladı. Her geçen gün temposunu arttırdı. Bir dahaki seçmelerde okul takımına girdi. Bu onun basketbol yaşamının ilk basamağıydı. Önce amatör, ardından profesyonel lige transfer oldu. O şimdi, yalnız ABD’nin değil, dünyanın yetiştirdiği en büyük basketbol yıldızı unvanını taşıyor.

Walt Disney

1901 yılında ABD’nin Chicago kentinde doğdu. O kadar fakirdi ki karnını doyuracak parayı dahi bulamıyordu. Babası çok hastaydı. Annesi oğlu Disney’e güveniyordu. O da ne iş bulsa çalışarak yemek için para kazanıyordu. Aslında belli bir mesleği olmadığı için iş bulması da kolay değildi. Pek çok iş yerinden geri çevriliyor ancak gazete dağıtıcılığı ve ambulans şoförlüğü gibi geçici işler bulabiliyordu. Bu arada babasının durumu daha da ağırlaşmıştı. Babasının sırf yeterli parayı bulamadıkları için hayatını kaybettiğini düşünen Disney bu yüzden uzun süre kendini suçladı.

“Başarıdan saklanmaya paydos. Büyümek için zamandan ve mekandan kopun. Yarın değil! hemen şimdi, şimdi!”
Og Mandino

Bu arada gözüne çarpan bir ilandan esinlenerek bedava sanat kurslarına katıldı. Çizimini geliştirdi. Bazı ajanslara minik çizgi filmler çizdi ama para kazanamadı. Hollyvvood’a gidip şansını denemeye çalıştı. Bir çok çizim yapmasına rağmen bir türlü tutturamıyordu. Hâlâ parasızdı… Ama bu meteliksiz gecelerden biri, ona hayatını değiştirecek yaratığı getirecekti. Geceleri çalıştığı bir depoda minik bir fareyle tanışmıştı. Onunla ekmeğini paylaşıyor, dakikalarca seyrediyordu. Farenin dans eder gibi ilginç hareketler yapması Disney’e ilham verdi ve bir gece onu kağıda çiziverdi… Dünya çocuklarının sevgilisi Mickey Mouse işte o gece doğdu. Walt Disney artık ünlü ve zengin bir adamdı.

Stephen Hawking

Hawking’in yaşadığı hayat pek çok sağlıklı insanı utandıracak tarzdadır. Çalışırken vücudu ara sıra tekerlekli sandalyesine yıkılan, bazen de başı göğsüne düşen, başını ve yüzünü hiç kontrol edemeyen büyük fizikçi. Bilim dünyası Newton ve Einstein’dan sonra adından en çok bahsedilecek kişi gözüyle bakılan İngiliz Matematik – Fizik bilim adamı Stephen Hawking 1942 de doğdu. Okul hayatında sağlıklı, başarılı bir öğrenciydi. Üniversite tahsili için girdiği Oxford Üniversitesi’nin fizik bölümünü birincilikle bitirdi. Cambridge Üniversitesi’nde lisansüstü programına katıldı. Kozmoloji üzerine kariyer yapmaya karar verdi. 1960’ların başında tutulduğu hastalık ile Beyni sağlam kalmasına rağmen bütün vücut yavaş yavaş çöküyordu. O günlerde ölüm tam ensesinde gibiydi. Tıp Hawking’e birkaç yıllık ömür biçmişti. Bu durum onun ruhî bunalıma düşmesine neden oldu.

“Başarının anahtarı arzuda yatmaktadır. Bu benim sahip olduğum şeydir.”
Al Pacino

Bu erken ölüm beklentisi Hawking’in iki yıl süren bunalıma girmesine sebep oldu. Araştırmalara ayırdığı zamanı azalttı. Vaktinin büyük bölümünü klâsik müzik dinleyerek, bilim – kurgu türü kitaplar okuyarak geçirdi. Ölümü çok yakın olmadığını anlayan Hawking, ailesinin, çevresinin yardımıyla hayata tekrar döndü. Ruhi çöküntüyü atlattı. Bu arada evlendi ve üç çocuk babası oldu. Eşinin yardımlarıyla lisansüstü eğitimini tamamladı. 1970’lerin başında bir daha kalkmamak üzere tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. 1973’te çalışma arkadaşı ile Uzay Zamanının Büyük Ölçekli Yapısı adlı kitabını yazdı. 1974’te Kraliyet Derneği’nin en genç üyesi olma şerefi ona verildi. 1978’de teorik fizikte en yüksek onur kabul edilen birçok ödül aldı. Yine aynı yıl ona Kraliçe Elizabeth tarafından Britanya İmparatorluğu Kumandanı nişanı verildi. 1985’te Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabını yazarken zatürreye yakalandı. Konuşma yeteneğini hemen hemen yok eden nefes borusu için ameliyat olmak zorunda kaldı. Bu kitap 1987 yılında yayınlandıktan sonra birçok dünya diline ve Türkçe’ye çevrildi.

“Başarmak istiyorsanız yeni yollar için adımlar atmalısınız. Daha önce denenmiş, yıpratılmış ve başarı elde edilmiş yolları denemekten iyidir.”
John D. Rockefeller

Stephen Hawking çalışma odasına motorlu tekerlikli sandalyesiyle gelip gitmektedir. Çalışırken vücudu arada sırada tekerlekli sandalyesine yıkılır, bazen de başı göğsüne düşer, başını ve yüzünü hiç kontrol edememeye başlar. 50 – 55 kilo ağırlığında, 160 cm. kadar boyunda, tekerlekli sandalyesine bağlı özel bir bilgisayarla konuşabilen, bilgisayarın hafızasında 2.600’den fazla kelime bulunan Hawking, özel bir teknikle duygularını ekrana yazabilmektedir. Bilgisayarların yazdığı kelimeleri bilgisayarı Amerikan İngilizcesi ile sese çevirebilmektedir. Hawking’in yaşadığı hayat pek çok sağlıklı insanı utandıracak tarzda olmasına rağmen, hasta ve bitkin hali ile modern bilimin zirvesine tırmanmaya devam ederken büyük zorluklara meydan okumaya devam ediyor.

gelisim-ve-motivasyon-hikayeleri2

“Asla başarının hayalini kurmadım. Onun için çalıştım.”
Estee Lauder