fbpx
 

Devrim Evin’le Tiyatro Çıkışı Koyu Sohbet

Devrim Evin’le Tiyatro Çıkışı Koyu Sohbet

Fetih 1453, Türk sinemasında ilklerin filmi oldu. Hem bütçesiyle rekor kırdı, hem gişesiyle. Resmi kayıtlara göre Türkiye’de ilk kez bir film, 5 milyonu aşan gişe rakamına ulaştı, üstelik bu rakam artıyor. Filmin başrolünde ise sinema izleyicisinin pek tanımadığı bir isim var.  Eral öğrencileri olarak tiyatro çıkışında Devrim Evin’le bir aradaydık, keyifli sohbetler gerçekleştirdik ve merak ettiğimiz tüm soruları kendisine yönelttik. İşte karşınızda “Ben, benden önceki sultanlara benzemem” diyen Sultan Mehmet Han, gerçek ismiyle Devrim Evin…

Devrim Evin Kimdir?

Devrim Evin, Türk sinema ve tiyatro oyuncusudur. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümünden birincilikle mezun oldu. 2003 yılında Eskişehir Şehir Tiyatroları’na, 2005’te ise Adana Devlet Tiyatrosu’na girdi. Çok sayıda tiyatro oyununda yer alan Evin, Kaleiçi, İki Arada Aşk ve Suç Dosyası gibi televizyon dizilerinde de küçük roller aldı. Yapımcı ve yönetmenliğini Faruk Aksoy’un üstlendiği 16 Şubat 2012’de vizyona giren Fetih 1453 filminde Fatih Sultan Mehmet karakterini canlandırarak dikkatleri üstüne çekmiştir. Film Türk sinemasının en büyük bütçeli filmi olmasının yanı sıra, Türkiye’de tüm zamanların en çok izlenen filmi ünvanına da sahiptir.

Bu mesleği seçmenizde etkileyen kişi veya kişiler kimlerdir?

Trabzon Anadolu Teknik Lisesindeki Resim Öğretmenim Semih AKGÜN’dür. Hocam dersime hiç girmemişti. Okulda tiyatro çalışması yapılmış ve ben de seçilmiştim. Mezun olana kadar tiyatroda yer aldım. Son sınıftayken Semih Hocam bu işi profesyonel olarak yapmak isteyip istemediğimi sordu. Nasıl olacağını bilmiyordum, bana konservatuarı anlattı ve yol gösterdi.

Tiyatronun günümüzdeki görevi sizce ne olmalıdır?

Sanat muhaliftir. Hiçbir zaman iktidarların, siyasilerin, devletlerin belli bir takım ilkelerine ayak uydurmak zorunda değildir. Tam tersine insanlığın içinde bulunduğu karanlığı çırılçıplak insanlara aktarmakla yükümlüdür. İnsanları aydınlığa yürütmekle yükümlüdür. Seyircinin kendi hayatlıyla yüzleşmesini sağlar.

Tiyatro ve sinemayı birer benzetme ile anlatmak isterseniz nasıl anlatırdınız?

“Tiyatro suya yazı yazmaktır, sinema ölümsüzdür.”

Ülkemizde son zamanlarda kurumsal olarak siyasi olaylardan etkilenip tiyatrocuların işten çıkarıldığını biliyoruz. Sizin bu konudaki tavrınız nedir?

Evet oluyor öyle şeyler. Tamamen karşıyım, iktidarın son 6-7 yıldır tutumu çok sert.

Tarihi karakterleri oynamadan önce rolünüze adapte olmak için neler yaparsınız. Örneğin Fatih Sultan Mehmet ve Yunus Emre ile ilgili okumalar yaptınız mı?

Çok okuyorum. O döneme ait çok araştırma yapıyorum. Dönemsel kıyafetleri inceliyorum, biliyorsunuz ki insanın beden tavırları giydiği kıyafete göre değişiyor. Kullanacağım bir silahım varsa onları geliştiriyorum.

Tiyatro ve sinema gibi bir sanat dalını seçmek isteyip Ankara ve İstanbul dışındaki şehirlerde yaşayan öğrencilere vermek istediğiniz tavsiyeler var mı?

Konservatuarı İstanbul veya Ankara dışında okumasınlar. Eskişehir de olabilir. Pahalı değillerdir. Zor koşulları yoktur. Diğer bölümler kadardır.

“Heves kötü bir şey, tehlikeli bir şey…”

Bölümünüzü birincilikle bitirdiğinizi biliyoruz. Sınava girecek öğrencilerimize başarılı olmaları konusunda ne tavsiyeler vermek istersiniz?

Yanlış tercihle girmedim bu bölüme. Özel yetenek sınavıyla isteyerek girdim. Severek ve isteyerek derslerime çalıştım ve oynadım. Böylelikle kendiliğinden geldi birincilik. Sadece şöhret için bu bölümü seçmesinler, bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Biz bunun için seçmedik. Tiyatro sanatı gerçekten çok meşakkatli, zor bir sanattır. Gerçekten kendilerinin tiyatroya ve tiyatronun da onlara katkısı olacağına inanıyorlarsa seçsinler. Biraz araştırma yapsınlar. Hevesli olmasınlar. Heves kötü bir şey, tehlikeli bir şey… İnsanoğlu her şeye her an hevesleniyor, o da olsun bu da olsun diye. Bu mesleğe ömürlerini adayacaklarsa seçsinler.

“Konsantrasyon problemi var gençlerin. Bu alanda kendilerini toparlamalarını tavsiye ederim”

Gelecek nesillerin tiyatroya ilgilerini artırmak için ne önerirsiniz?

Biz elimizden geleni yapıyoruz. Çağdaş eserler oynuyoruz. Sadece gelip izlemeleri gerekiyor. Gençlik çabuk tüketmeye alıştığı için tiyatro salonunda geçireceği 1 – 2 saati bunaltıcı buluyor. Bir mesaj bile 5 saniye gecikince oflayan gençlik, tiyatro salonunda bekleyemiyor. Konsantrasyon problemi var geçlerin. Bu alanda kendilerini toparlamalarını tavsiye ederim.